Eylül 2007 için Arşiv

Gazeteport’un “Yazar Aranıyor Yarışması”ndayım

Cumartesi, 29 Eylül 2007

meltemmmm.jpg 

Geçen hafta 839 kişiyle başlayan yarışmada sizlerin desteğiyle ilk 500′e girdim. İkinci hafta yazım da şu anda ilk 100′de. Hepinize yorumlarınız ve desteğiniz için teşekkür ediyorum. Ben gerçekten benim yazılarımı seven arkadaşlarımla bu yarışmayı sürdürüyorum. Internetteki yahoo group’lardan oy isteyen, ya da bugün Gazeteport’un açıkladığı gibi farklı yöntemler ve bilgisayar programlarıyla oy sayısını arttıran yarışmacılar karşısında çok fazla şansım olmadığını bilsem de, sizlerin desteği ve ilgisi sayesinde epeydir tembellik ederek uğraşmadığım yazıya geri dönmüş oldum. Amaç kazanmak değil, yarışmak, hedef değil yol zaten. Tekrar teşekkürler.

http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANIYOR/NEWS/GP_078695

Değerlendirme Merkezi Çalışması- Carrefoursa

Cumartesi, 29 Eylül 2007

Daha önce pek çok kez birlikte çalıştığım Carrefoursa İnsan Kaynakları’yla bu yıl Eylül ayında  ilk kez yeni mezun işe alım projesinde birlikte çalışma olanağı buldum. İşe Alım’ın pek çok etabından geçtikten sonra adayların Carrefour açısından önem taşıyan yetkinliklerinin ölçülmesinde ve olumlu adayların çalışacağı bölümlerde  gerçek yaşamda karşılaşabilecekleri sorun ve olayların birebir yansıtıldığı bir çalışmada gösterdikleri yaklaşım ve davranış tarzlarının ölçülmesini sağlayan toplam 8 grupluk bir çalışma oluşturuldu. Bu keyifli çalışmadan bir kaç fotoğraf  aşağıda. Fotoğraflar ve desteği için Carrefoursa İnsan Kaynakları’ndan Ayşegül Gülsaran ve Nağme Babalık’a teşekkürlerimi iletiyorum.

photo36_351.jpg

photo32_311.jpg

Med Cezir- Elif ŞAFAK

Salı, 25 Eylül 2007

elif.jpgYaza yaza silmek üzere - Mahalle evlerinin tekdüze bahçelerinde sıkıntıdan kıpkırmızı kesilmiş elmaların üzerine, okunmuş gül dikenleri saplardı anneannem. Bana gelince, işin “okunma” kısmından ziyade, “yazma” kısmıyla alakadar olmaya başlamıştım o günlerde. Altı yaşındaydım. Güzel günlüklerim vardı ve bir de asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim. Günlükler, aynakeş birinci tekil şahısların vakanüvisleriydi. Bir günlük, kişinin kendisini hayatın merkezinde zannetmesini sağlıyor; ballandıra ballandıra,sündüre sündüre BEN diyebilmeyi mümkün kılıyordu. Oysa kendime değil, tamamen başkalarına dairdi o dönemlerde tüm karaladıklarım. Kendinden alabildiğine emin bir halde, hele hele tannaz-ane bir biçimde BEN diyebilmek, yalnızlığı kendi seçimleri gibi algılayanlara mahsus bir ayrıcalıktır. Bense, o hodbin perdeden gürleyemeyecek kadar seçeneksizdim muhtemelen ve bir o kadar korkularla kuşatılmış. Önümde başka türlü bir seçeneğim olsaydı o vakitler, sanmam ki seçerdim yalnızlığı. Bu yüzden işte, mahremiyete itina göstermeyen kalabalıkların boğucuşuğundan kaçarak, kendine ait bir odaya çekilmek biçiminde tezahür etmedi bende yazma isteği. (more…)

Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler-Darian Leader

Çarşamba, 19 Eylül 2007

mektup.jpgKadınlar bir erkeğin fiziksel varlığının ötesinde bir şeye aşık oluyorlar. Bunun için de erkeğin ortada olmayışı kadınlar için fazla sorun olmuyor. Bu durum oldukça eğlenceli bir şekilde kadınların neden üniformalı erkeklere ilgi duydukları sorularıyla birleştirilmiş. Üniforma güç simgesi olduğu için mi dersiniz? Bu pek de doğru olmayabilir. Üniforma giyenler, askerler, polisler her an göreve çağrılma olasılığı olan kişilerdir, yani her an ortadan kaybolabilirler. Bu durum her an kadınların yanında olan ve bir süre sonra fazlasıyla açık (tanınan) hale gelerek cazibesini kaybeden erkeklere göre üniformalıların nasıl avantajı olduğunu gösteriyor. Gizemlerini koruyabiliyorlar, dünyevi aşkın sert yüzeyine çarpmadan onlara kolayca aşık olunabiliyor, istenildiği biçimde hayal edilebiliyorlar. Kadınların fantazilerinin de erkeklerin aksine karşı cinsin varlığına değil yokluğuna dayalı olduğu düşünülürse bu konu iyice netleşiyor.”

Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler /Darian Leader

Sil Baştan

Pazartesi, 10 Eylül 2007

sebo.jpg8 Eylül Cumartesi akşamı Harbiye Açıkhava’da Şebnem Ferah Unplugged konserini dinlemeye gittim. Pek çok arkadaşımın da aynı konserde olduğunu kah konser sırasında kah konserden sonra rastlaşınca öğrendim. Çok keyifli bir konserdi ve iyi müzik kulağı olanlar için kesinlikle detone bir tek notanın olmadığı bir müzik ziyafetiydi. Şebnem Ferah’ın müziği kadar şarkı sözleri de insanı çok etkiliyor. Nitekim pek çok şarkıyı tüm anfi koro halinde söyledik. Diğer ilginç bir şey ise “Sil Baştan ” şarkısında ben, yanımdaki genç kız ve hatta sonradan öğrendiğime göre arkadaşlarım da dahil olmak üzere seyircinin çoğunun  gözyaşlarınıı tutamamasıydı.

(more…)

Kalanlar-Tezer Özlü

Pazartesi, 10 Eylül 2007

tezer.jpg“Kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir.”s.38

“İnsanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. Yazdıkları, okumak istedikleridir. Sevmesi sevilmeyi istediği biçimdedir.” s.39

(more…)

Öteki Renkler-Orhan Pamuk

Cuma, 07 Eylül 2007

orhan_12849170_onlinebild.jpg  BİR ODADA

Yazmak, yaşanmayan hayattan bir çeşit intikam almaktır. Yüce bir şey yapma, yaratma, ortaya koyma yanılsamasına kendimi inandırmışımdır. Bu yüce şey ile belki de kendimi kandırıyorumdur; hayata bir anıt bırakma tutkusu bir yanılsama olabilir. Bu yanılsama için çoğu zaman hayatın büyük bir kısmından vazgeçmişimdir. Ama bunun arkasında kuvvetli bir intikam duygusu var. Hayattan alamadıklarım, almaya korktuklarım, açıkca isteyemediklerim ya da karşılanmayan isteklerim üzerine, daha sonra yazımla alabileceğim bir intikam, bir zafer isteği çok aşikar biçimde kafamda vardır.

(more…)

Kırk Oda- Murathan MUNGAN

Perşembe, 06 Eylül 2007

mm.jpg“Dramların ve trajedilerin en acıklıları eşikte yaşananlar değil midir? Giderken ya da gelmişken, ama eşikteyken…” s.57

“Dünyayı anlayıp, yorumlamakla yetinmeyen; dahası bütün meselenin onu değiştirmek, dönüştürmek olduğunu söyleyenler hasta mı şimdi yani?” s. 58

“Ruhsal bunalım geçirmek yalnızca burjuvaların tekelinde mi? Bir marksistin ruhsal bunalımları olamaz mı?” s.58

“Sözcük oyunları sanılan şeylerin aslındalarını anlatmakla geçti ömrüm.” s.64

(more…)

Yaşama Uğraşı- Cesare PAVESE

Çarşamba, 05 Eylül 2007

pavese.jpg“Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.” s.31

“Yaşamak uzun bir toplama işlemi gibidir, arada bir toplama yanlışı yaparsan, doğru sonucu hiçbir zaman bulamazsın.” s.33

“Unutma, sevişmek gibi bir şeydir şiir yazmak: duyduğu tadın paylaşılıp paylaşılmadığını hiç bilemez insan.” s.40

(more…)

VİTRİNDE YAŞAMAK - NURDAN GÜRBİLEK

Cumartesi, 01 Eylül 2007

27.jpgBugünkü seyretme alışkanlıklarımızın temeli bir önceki yüzyılda atıldı. Georg Simmel kitle ulaşımının gelişmesiyle birlikte insanların ilk kez uzun süre hiç konuşmadan birbirlerine bakmak durumunda kaldıklarından sözeder. İnsanın tanımadığı insanlara ve nesnelere bakması ya da bakıp da tanımıyor olması başlangıçta büyük huzursuzluk yaratmış olmalı.  (more…)