Ocak 2008 için Arşiv

ÇENE ALTI versus OMUZ ÜSTÜ

Çarşamba, 30 Ocak 2008

a2.JPG

Rüzgarın esişini enselerinde hiç hissetmeden yaşayanlara,

Sıcak bir yaz günü kendilerini umarsızca denize atamayanlara,

İnancı korkmak ve utanmak sananlara,

Bir bezle kendini diğer insanlardan daha iyi, daha saf, daha yüce sananlara,

Tüm kırılmışlıklarını başkalarında tedavi etmeye çalışanlara,

Kendi akıllarından, yüreklerinden, kararlarından çekinip söz hakkını başkalarına bırakanlara İsmet Özel’den bir şiir:

Ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.

Not: Resimde münafık Meltem 1994 yılında omuzları açık, başında şapka, kırmızı elbiseyle evlenirken:)))

Geçmişin İzleri- Diba Ayten YILMAZ

Salı, 29 Ocak 2008

412814635.jpg

Ruhsal enerjilerin çok yoğun bir şekilde dünyamıza aktığı günümüzde, bir çok insan tekamül baskısı altında. Bir an önce karmaları temizlemek ve tekamül etmek yani ruhsal olarak gelişmek istiyor. Bir süredir “artık bu son hayatım olsun, bir an önce tüm karmalarımı temizleyeyim ve bir daha dünyaya gelmeyeyim” sözünü çok duyuyorum. Karmasını temizlemek isteyen bir çok insan; bunun mümkünse acısız, çok kolay ve hatta kendisi bir şey yapmadan başkası tarafından gerçekleşmesini istiyor. Büyülü bir dokunuşla bu da çözülse ne iyi olurdu! Hayat yolunda hepimizin birbirimize ihtiyacımız var ve birbirimiz için yapabileceğimiz şeyler olmakla birlikte, bireysel sorumluluğumuzu alarak aşmamız ve yapmamız gereken şeyler de var.  Ve ruhsal gelişimin en temel unsurunun öğrenmek olduğunu hatırlayalım. Karmamız geçmiş hayatlarımızda oluştuğu için temizlemek-çözümlemek üzere geçmiş hayatlara gitmek en derinlikli çalışmalardan biri.  (more…)

“Olmazsa olmaz”larım - 1.Laiklik

Çarşamba, 23 Ocak 2008

atatuerk_01.jpg

Öz’le biçimin karıştırılmasını,

Amaca ulaşmak için tasarlanan araçların putlaştırılarak amacın tamamen unutulmasını,

Şekil bazlı sınıflandırmayı,

Kendi bireyliğini korumaktansa, kalabalıklar için de kaybolmayı  ve böylece kararlarını başkalarının eline bırakmayı

Katekulliyle sistemleri dönüştürmeyi, kınıyorum.

Önemli olan kumaşı değil, altındaki düşünce tarzını engelleyebilmek.

Mevlana’nın dediği gibi “kuş gökte uçuyor, herkes gölgesinin peşinde”

Ankara’da Astroloji Eğitimi Tanışma Toplantısını Yaptık.

Çarşamba, 23 Ocak 2008

19 Ocak’ta Ankara Bahçelievler’de yeni kursiyerlerimizle tanışma toplantısı yaptık. İleri Seviye’deki arkadaşlarımızın bazıları da toplantıya katıldılar. Verimli ve güzel bir paylaşım oldu. Kursumuz 26 Ocak’ta başlıyor.

ali4-145.jpgali4-146.jpg

My Way - Özlem Baydar

Pazar, 20 Ocak 2008

sinatra.jpg

 

Kimiz biz? Nereden geldik? Niye geldik ? Nereye gideceğiz?

Hangi geçmiş yaşam artılarımızla, hangi eksilerimizle?Kaç karmamızı çözmeye? Kimlerle ? Kaçını bu hayatta ? Kaçı kalacak bir sonraki yaşamımıza? Mükemmel yaratıldık- kusursuz ve saf geldik, biliyorum.  Ama ne olursa olsun mükemmel kalmaya ! Hayatın tek sınaması zaten bu. Tek amacı hayatın , tüm düşmanlıklara, arsızlıklara, zorluklara, başarısızlıklara, sevgisizliklere rağmen, yalnızlıkta, bir başına da olsa, özünden gelen, doğum anında seninle olan o Tanrı saflığını korumakta. Sevgiyi yaşamakta, paylaşmakta, önce gerçek insan olmakta !

Bunu yapmaya çalışırken hayatta, ilk kural seni çevreleyen tüm oluşların, tüm insanların,  kendi varlığın ve büyümen yolunda en mükemmeli olduğuna inanmakta. Başına gelenle barışmakta, seni acıtana sarılmakta. Çünkü tüm seçimleri yapan bizleriz.

(more…)

Bir Kez Daha, Astroloji Çalıştı…

Perşembe, 17 Ocak 2008

2385959119.jpg

Astroloji’yle bunca ilgilenmeme rağmen, mümkün olduğunca kendi haritama ve sevdiklerimin haritalarına sık sık bakmamaya çalışıyorum. Hala ve herşeye rağmen belki de yaşamımın kontrolünün bende olduğuna inanmak istediğimden de kaynaklanıyor olabilir bu, tam olarak neden bilmiyorum. Ama artık öyle bir işlemiş ki beynime, günün herhangi bir zamanında Ay’ın ya da diğer gezegenlerin bulunduğu burçları ve dereceleri otomatik olarak anımsayabiliyor, dolayısıyla başka haritalar üzerindeki etkilerini anlayabiliyorum.

Sistemin muhteşem bir şekilde işlediğini bilmeme ve defalarca kendi yaşamımda da test etmeme rağmen, yine de her seferinde “olur ya bu sefer şaşar” diye beklemekten de kendimi alıkoyamıyorum. Tıpkı “ceee” yapılan bir çocuğun bir sonraki “ceeee”nin geleceğini bile bile, her seferinde heyecanla beklemesi ve o “ceeee”yi tekrar gördüğünde yeniden şaşırması gibi.

(more…)

Yalnız Bir Opera- Murathan Mungan

Pazar, 13 Ocak 2008

untitled4.bmp

Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak,

Yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak,

Camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak….

Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır

Çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır

İçimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun

Para etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralar

Bir aşkı yaşatan ayrıntları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz

Çıplak bir yara gibi sızlar paylastığımız anlar,

Eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar

Korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,

Çağrışımlarla ödeşemezsiniz.

 

(more…)

Aşk ve Sabun Köpüğü- Özlem BAYDAR

Cumartesi, 12 Ocak 2008

2627236082.jpg

Aşkı bir sabun köpüğüne benzetmek :

Belki de;

Seyrinin o kadar hafif ve keyifli,

Tutmanın ise imkansız olduğu bir şeydi aşk

Sabun köpüğü gibi.

Bilmeden doğan bir şeydi,

Bildiğin başka kimliklerden, sen de taraf olarak

İçine dahil…

(more…)

Huzur, Aşk, Mutluluk ve Bütünlük

Pazartesi, 07 Ocak 2008

photo0485.jpg

Bir insan bir başka insanın hayatını ne kadar değiştirir? Bu sorunun yanıtını sürekli aynı şekilde almaya başladım artık: Çok, hem de çok. Daha önce de Hakan Astroloji’nin kapılarını, Diba geçmiş hayatlarımın kapılarını bana açarak hayatımı tamamen değiştirmişlerdi.

(more…)

Önceekmek’in Editörü Arkadaşımız Ali Türkan’ı Kaybettik

Cumartesi, 05 Ocak 2008

aliturkan1.jpg

Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir…

Üstü kalsın…

Cemal Süreyya

Kendi ağzından Ali Türkan:

Neden yazdığımın muhtelif cevapları var ama çoğu zaman neden yazdığımı bilmiyorum. Tutku gibi iddialı sözler etmek niyetinde değilim. Belki gerçekten, hiç eksikliğini duymadığım o borçlu olma duygusudur yazma nedenim. Belki de “meydanı” onaylamadığım birilerine bırakma kaygısı. Belki de birileri beni çok sevsin diye uğraşıyorumdur. Yazan bir insanın bu soruyu yanıtlaması, “neden yaşıyorsun?” veya “neden on parmağın var?” sorularını yanıtlamak gibi gelir bana.

On beş yaşımdan beri, inşaat - maden - fabrika işçiliğiden hamallığa, bulaşıkçılıktan badanacılığa, şoförlüğe kadar karşıma çıkan her işi yaparak kendi ekmeğimi yiyorum. Bu durum, imamın kayığına binene kadar da böyle devam edecek. Ben gene de “önce cigara” diyorum ama kişisel tercihtir ve önce ekmek’le aynı anlama (hayat gailesi) gelir.