Temmuz 2008 için Arşiv

Astroloji Eğitimleri Başlangıç Tarihleri

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

gok.jpg

2008-2009 sezonunda açaçağımız Temel ve İleri Seviye Astroloji eğitimlerinin başlangıç tarihleri belli oldu. Buna göre:

  • İstanbul Temel Seviye 21 Ekim 2008′de başlayacak ve her Salı akşamı 19:15-22:15 saatleri arasında verilecek,
  • İstanbul İleri Seviye (başvuruların sayısına  göre netleşecek ve daha sonra bildirilecek.)
  • Ankara Temel Seviye 26 Ekim 2008′de başlayacak ve 15 günde bir Cumartesi - bazı haftalarda da Pazar- olmak üzere 10:00-17:30 saatleri arasında 2 ders olarak yapılacak. Bu eğitimi geçen yıl olduğu gibi değerli arkadaşım Berna Narin Aşkın’la birlikte vereceğiz.
  • Ankara İleri Seviye 25 Ekim 2008′de başlayacak ve 15 günde bir Cumartesi olmak üzere 10:00-17:30 saatleri arasıdna 2 ders olarak yapılacak.
  • Bursa Temel Seviye Ekim ayında başlaması planlanıyor. Bu eğitim de 15 günde bir Pazar günleri 10:00-17:30 saatleri arasında Berna Narin Aşkın ve benim tarafımdan verilecek. Başlangıç tarihi daha sonra duyurulacak.

Temel Seviye 24 hafta, İleri Seviye ise 16 hafta sürecek.

İstanbul’daki dersler Kozyatağı’nda, Ankara Temel Seviye, Bahçelievler’de ve Ankara İleri Seviye ise Nenehatun’da olacak.

Başvuru, bilgi talebi ya da sorularınız için finiumrerum@yahoo.com’a ya da berna_narin@hotmail.com’a mesaj göndereilirsiniz.

Astroloji, Kadim Bir Disiplin- Radyo Programı

Pazar, 20 Temmuz 2008

radyo.jpg

Diba ve Muammer Yılmaz’la birlikte yaptığımız Astroloji sohbetini Radyo Altın’a (www.radyoaltin.com) girerek ya da doğrudan aşağıdaki linke tıklayarak ve siteye üye olarak dinleyebilirsiniz.

http://www.radyoaltin.com/index.php?option=com_content&task=view&id=30&Itemid=35

Değişim Direnci- Diba Ayten Yılmaz

Pazar, 06 Temmuz 2008

kor.jpg

Bir an durup kendimize soralım,hayata nasıl bakıyoruz, hangi çerçeveden algılıyoruz, nasıl yaşıyoruz? Bir günü nasıl geçiriyoruz; bezgin, yorgun mu, kızgın mı, huzurlu ve dingin mi yoksa dışarıya karşı kendinden emin, güçlü görünmeye çalışarak mı geçiriyoruz?
Buna en kolay yanıt verme yollarından biri, beklenmedik bir anda aynaya bakmak, tabii en doğal halimizle! Kimseye hoş görünmeye çalışmadan, olduğumuz gibi.
Hayatı, ego eksenli yaşamak da mümkün, varoluşu bir gelişim fırsatı olarak gören ruhumuzun penceresinden bakarak da!Acı çekmekten kaçınmak, sadece insanlarda değil, hemen tüm canlılarda olan, en doğal savunma mekanizmalarından biri. Lakin bazı durumlarda acıyla aramıza bir duvar örüyoruz, bu duvarla acıyı “kapatmaya-unutmaya” çalışıyoruz. O duvar bizi sadece acılardan ayırmıyor aynı zamanda hayatın keyfinden de ayırıyor. Bölünmüşlük yaşamamıza sebep oluyor. Duygularımızı kapatmayı seçtiğimiz o an, kendimize-öz’ümüze de kapanıyoruz, gerçeği inkar ediyoruz ve asıl inkar ettiğimiz kendi gerçekliğimiz oluyor. Oysa sahip olduğumuz en gerçek şey yine kendimiz. Tabii “kendimiz” dediğimiz gerçeklik de oldukça komplike bir tanım, bir çok küçük ve büyük ölçekli tanımı içeriyor. Kısacası her birimiz, tüm boyutlarıyla algılamanın pek de mümkün olmadığı özel bir sistem’iz. (more…)

Başka Hiçbir Şeyin Önemi Yok!

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

metallica5.jpg

Metallica 27 Temmuz’da Ali Sami Yen’de. Sonuna dek kendine, kim olduğuna  güvenenlere, her yeni günün yeni bir şey getirdiğine inananlara ve aklını farklı fikirlere açabilenlere duyurulur:)

Nothing else matters

So close no matter how far
Couldnt be much more from the heart
Forever trusting who we are
And nothing else matters

Never opened myself this way
Life is ours, we live it our way
All these words I dont just say
And nothing else matters

(more…)

Astroloji’nin Öznel Yüzü

Cumartesi, 05 Temmuz 2008

gozluk.jpg

Bugün Gahl Sasson’un Tarot Eğitimi’nde epeydir görmediğim iki eski öğrencim ve arkadaşımla karşılaştım. Eğitim biraz erken bitince hadi sohbet edelim diyerek birlikte vakit geçirmeye karar verdik. Hepimiz özelde Astroloji’yle ve genelde de yaşamın anlamını kavramamıza yardım edecek her türlü bilgi ve deneyimle ilgili olduğumuzdan konu konuyu açtı, güzel bir akşam geçirdik. Hatta bir ara ben “şu anlattıklarımızı dışardan biri duysa bizi doğrudan tımarhaneye kapatır” dedim, gülüştük.

Yolda dönerken, Şirin “sana bir itirafta bulunacağım, senin ders anlatma stilin bana çok sert geliyordu o zaman söylemedim ama Astroloji bu kadar kesin yanıt veriyor mu sence ?” dedi. Bu soru benim epeydir düşündüğüm ve hatta üstünde birşeyler yazmak istediğim bir konuydu ve Şirin’in bunu o anda sorması da tesadüf değildi.

 Geçen yıl Mart ayında FAS’tan sertifikamı almak için gittiğim tören öncesinde Liz Green kısa bir konuşma ve sunum yapmıştı. Ben o zamanki karmaşık ruh halim ve az sonra onun elinden alacağım sertifikanın heyecanıyla dinlediğim konuşmayı, o an çok önemli bulsam da, bugüne, yani Şirin’in bu sorusuna kadar tamamen aklımdan çıkarmıştım.

Konuşmanın tam başlığını anımsamıyorum, ama konu Astrologların harita yorumlarındaki öznelliğinin, sembollere onların yaşadığı çağlarda verilen anlamlar ve astrologun kendi haritasındaki konumlanmaların getirdiği etkiler,di. Liz Green Lady Diana’nın haritasını gösterip, çeşitli yüzyıllarda yaşamış pek çok astrologun sekizinci evdeki Mars’la ilgili yorumlarını tek tek okumuş ve sonra bu astrologların birkaçının haritasını göstererek yorumlardaki öznel etkiyi açıklamıştı.

Örneğin eski dönem astrologlar, sekizinci evdeki Mars için doğrudan, zor ölüm, kötü ölüm, kazayla ölüm ibarelerini kullanırken, zaman biraz daha bizim dönemlere yaklaştıkça ölüm kelimesi kullanılmaz olmuş, yerini cinsellik, içsel dönüşüm vb gibi kavramlar almaya başlamıştı.

(more…)

Gün Olur Devran Döner, Herkes Yerini Bulur

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

cinar.jpg 

Yaşım tamamını deneyimlemeye yetmese de, ülke sorunlarının akşam yemeklerinde konuşulduğu, aydın, cumhuriyetçi ve laikliğe sonuna dek inanılan bir evde büyüdüm. Babam 1950′leri, Menderes dönemini bize masal gibi anlatırdı. Yapılan hatalar, gücü eline geçirdiğinde kendini “tanrı” sanmalar, adaleti, dürüstlüğü hiç sayarak verilen ödünler ve hepimizce bilinen malum son.

O dönemde 1960 ihtilaline çok sevinen babam, yine de Menderes ve arkadaşlarının maruz kaldığı “saygısız” yargılama sürecinden rahatsız olduğunu ekler, hatta “bugünleri ve yaşananları gördükten sonra, Menderes’i ve o üç çocuğu boşuna astılar”derdi.

Sabah sabah aklıma niye bunlar geldi diye sormama gerek yok, çünkü şu anda 1960 ihtilali öncesinin oyların çoğunluğunu eline geçirmiş ve gözünü hırs bürümüş Demokrat Parti hükümeti dönemini birebir yaşıyoruz. Dün gazetede gözaltılarla ilgili haberleri görünce babamı aradım, biraz kaygıyla konuştuktan sonra “sonları benzemez inşallah” dedi.

  (more…)