Kasım 2008 için Arşiv

Play Dead- Bjork

Perşembe, 27 Kasım 2008

bjork.jpg

darling stop confusing me
with your wishful thinking
hopeful embraces
don’t you understand?
I have to go through this
I belong to here where
no-one cares and no-one loves
no light no air to live in
a place called hate
the city of fear

I play dead
it stops the hurting
I play dead
and hurting stops

it’s sometimes just like sleeping
curling up inside my private tortures
I nestle into pain
hug suffering
caress every ache

I play dead
it stops the hurting

EFENDİLER- Müge Yonca Özdoğan

Pazartesi, 24 Kasım 2008

Zehra, Bekir’in avuç içleri sırılsıklam olmuş ellerinin arasından sıyırıp çektiği, yüzüne bakıyordu pis kokulu tuvaletin kırık aynasında. Suyu yavaşça açtı titreyen parmaklarıyla. Olanca gücüyle yıkamaya koyuldu yüzünü. Buz gibi suyu bir tokat gibi vuruyordu avuç avuc yanaklarına. Bekir’in arzudan terleyen parmaklarının izlerini yıkamaya yok etmeye çalışıyordu sanki. Kendi kendine konuşuyordu bir yandan. Sakin ol Zehra, koy verme öyle, ağlama isteksiz yeni gelinler gibi. Hiçbir şey olmadı daha düş evinin yoluna. Yolda düşünürsün ne yapacağını. Hepsinin soyu  aynı dölü bozukların. Erkek milletinin yüreği yok işte. Biliyor tabi,  ona hayır diyemeyeceğimi. Ayyaş herif koca değil ki başımızda. Ben ne kadar daha savaşacağım bu kara kaderimle bir başıma yarabbim? Ah benim gözleri dumanlı garip kuşum, yaralı ceylanım kızım. Sana öksürük ilacı alacaktım unutmadan, Osman da dükkândan çıkmış eve geliyordur şimdi. Topla kızım kendini. Zaten şu  nazlı kalbin bir işe yaramadı, akıllı da olamadın bu zalim dünyada, ne olacak ver köpek herife istediğini de yalasın dursun senin bedenindeki kemikleri iştahla… Yoksa nerde iş bulucan bu içine yandığımın ülkesinde, bu krizde?                                                                                                                                                   (more…)

Gerisi Sadece Gök ve Toprak

Çarşamba, 19 Kasım 2008

goktop2.jpg

Sol tarafımda deniz, yağmurun ıslattığı sarılı kırmızılı güz yapraklarına basarak yürüyorum. Rüzgar soğuk esiyor ama yine de üşümüyorum. Bazen soğuk insana iyi geliyor; kapıldığı rehavetten üstüne ancak bir bardak su atılınca uyanıveren birisi gibi hem irkiliyor, hem ayılıyorum.

Kimi zaman insan bir yoldan geçiyor, o yolun hayatını belki bir gün, belki üç yıl sonra nasıl da değiştireceğini bilmeden. Yani bir nevi yaşanacakların fragmanını görüyor ama filmin tamamını anlayamıyor. Benim çok başıma geldi, hala da geliyor. 10 yıl önce tesadüfen tanıştığım ve sonra bir daha görüşmediğim bir insan pat diye hayatımın içine dalıyor ya da ben kendimi onun hayatında buluveriyorum. Ya da tanıştığımda hiç önemsemediğim, herhangi biri sandığım birisi yaşamımın iplerini elinde tutuveren bir kukla oynatıcısına dönüşüyor.

(more…)

Ankara ve Bursa’da Temel Seviye Astroloji Eğitimleri

Cumartesi, 15 Kasım 2008

Ocak 2009′da başlamak üzere, Ankara ve Bursa’da Temel Seviye Astroloji eğitimleri açılacaktır. Eğitimler Berna Narin Aşkın tarafından verilecek olup, dersler 15 günde bir haftasonları tek gün olarak yapılacaktır. Başvuru ve daha fazla bilgi için lütfen berna_narin@hotmail.com adresine mesaj gönderiniz.

İçkiler, Aşklar, Felsefe ve Güzin Abla

Perşembe, 13 Kasım 2008

icki.jpg

Hiç bir aşk bir başkasına benzemiyor. İnsan bazen tümdengelimle aşık oluyor, yani karşısındaki kişiye ilk görüşte vuruluyor ve sonra zaman içinde onun yavaş yavaş diğer özelliklerini tanımaya öğrenmeye başlıyor. Böyle bir aşkın keyfi  aynen bir yaz akşamı açık havada ilk kez denenen bir kokteyli içmeye benziyor. Ya ismine, ya bardağa, ya rengine ya da yukarı yavaşça tüten kokuya çekiliyor insan ve kendini bir bilinmezin kollarına bırakıyor. Yeni denenen ve süprizlerle dolu olan herşey gibi başlangıç çok zevkli ama ilk yudumdan sonra damağınızda kalacak tadı, boğazınızı yakıp yakmayacağını, daha önce yediklerinizle olan uyumunu ya da ertesi sabah çekeceğiniz baş ağrısını hesaplamanız olanaksız.  

(more…)

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu- Can Yücel

Çarşamba, 05 Kasım 2008

j0422542.jpg

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

(more…)

Bu sabah bir umut var içimde- VEGA

Salı, 04 Kasım 2008

vega.jpg

yastığına senin sarılıp kokunla uyumuşum
üstüm açılmış, ürperirken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada”
uyandım, aradım, bulamadım

suçum neydi?
neden böyle oldu?

bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her şey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı

koltuğuna senin kıvrılıp, hayalinle uyumuşum
camlar açık kalmış, üşürken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada”
uyandım, aradım, bulamadım