Mapushanem - Sezen Ruşan
Perşembe, 29 Ocak 2009
Demir parmaklıklar bu defa benim için aralanacak. Bu gerçek olabilir mi, rüya değil bu değil mi? Mapustan kurtulmak, özgürlüğüme kavuşmak, sadece beynin ilettiği sinyalle ufacık bir alanı görebileceğim güdüsüyle avludan baktığım gökyüzü mavi havuzcuk değil artık kocaman bir okyanus olacak. Bu gerçek midir, biri beni dürtebilir mi? Sevinçten ben dahil baş gardiyan, 2 .gardiyan ve koğuştaki en sadık arkadaşım da benimle beraber uçabilirler. Uçabiliriz… Ama bilmiyorlar ki sadece ben uçabilirim şu an, onlar demirparmaklıklar sınırına takılıp kalırlar…Tahliye belgem var elimde kapı gibi,heyhat… Özgürüm artık yani öyle mi? Nitekim uçacak kuş kanatlarını uzun uçuşa hazırlarken diğerleri sadece veda etmek için birikmişlerdi. Bu birikinti benim kadar mutlu görünüyorlardı ama o anda idrak edemezdim o mutluluk tabakasının üstünü kaplayan simsiyah asfaltı. Bilemezdim sevinçlerinin ardında yatan hüznü ve hissedemezdim kendi içimde de aynı oluşumların varlığını. Özgürdüm çünkü artık benim istediğim yere ve zamana kadar.








