Bir Neptün Yazısı:Seni O Sanmıştım!
Salı, 30 Mart 2010
Uzun zamandır birşeyler yazmıyorum. Herkes niye yazmayı bıraktın deyip duruyor. Yaklaşık iki senedir bir kapanışlar ve bitişler dönemindeyim, 12. evde Yengeç’te balsamik ay yaşıyorum ve Ay gitgide ışığını küçültüyor. Astroloji bilmeyip de bu yazıyı okuyanlar için bunun anlamı, bırakmayı, koyvermeyi, hayata “rağmen” değil hayatla birlikte yürümeyi acı çekerek öğreniyorum demek oluyor. Haritasi kare açılarla dolu birisi olarak, tüm yaşamım mücadele ile geçti. Hep savaştım, daha iyi şeyler yapmak, olduğumdan daha iyisini olmak, zamana çok şey sığdırmak, özgürlüklerimi ve sınırlarımı korumak için. Hiçbir şey bulamadığım zamanlarda ise kendimle mücadele ettim, çatıştım. Kapı çalınca hiç yavaş yavaş gidemedim, kapıya bile koşturdum. Deadline’ları birkaç gün öncesine çekerek işleri bitirdim. Hatta hiçbir sınavda kağıdımı son dakikaya kadar bekletmedim, önceden bitirip verdim. Eh bu kadar koşuşturmaya hayat baktı ki bu kadın durmayacak, şöyle huzurla camdan yağan yağmuru seyretmeyecek, o zaman bari ben birşeyler yapıp onun durdurayım dedi. İşte bu iki yıl başkalarına göre çok şey yapmış olsam da, kendi değerlendirmeme göre biraz sakin, inzivada, az mücadeleli geçti ve geçiyor. Hayat akıyor, ben bakıyorum.